MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin yokluğunda verilen 15/12/2016 tarihli kararda yasa yolunun istinaf olduğu belirtilerek yanıltmaya neden olunduğunun anlaşılması karşısında, yokluğunda verilen ve 06/01/2017 tarihinde kendisine tebliğ edilen kararı 16/01/2017 tarihli temyiz dilekçesi ile temyiz eden sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1- Mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan 04/10/2012 tarihli hükümlerin Dairemizin 11/01/2016 tarih ve 2014/15702 Esas, 2016/132 Karar sayılı ilamı ile reddine karar verilmesi suretiyle kesinleştiği, mahkeme tarafından bu suçtan kurulan 15/12/2016 tarih ve 2016/26 Esas - 2016/241 Karar sayılı hükümlerin hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, bu bakımdan hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün olmadığından, sanıklar ..., ... ve ... müdafii ile sanıklar ... ve ...'nın konusu bulunmayan temyiz istemlerinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 01/07/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy