MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1)Konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 116/4 ve 31/2. maddelerinde tanımlanan konut dokunulmazlığını bozma suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 66/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 4 yıllık asli dava zamanaşımının, 08.10.2015 tarihli mahkûmiyet hükmünden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
2)Hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelemesine gelince;
Suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını tamamlamamış olması nedeniyle 08.10.2015 tarihli duruşmanın kapalı yerine açık yapılması ve hükmün de açık duruşmada tefhim edilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine aykırı davranılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Müştekinin soruşturma aşamasındaki ifadesinde olay günü saat 19:00 sıralarında evinin kapısını kilitleyerek çıktığını, aynı gün saat 23:00 sıralarında eve geldiğinde suça konu eşyalarının çalınmış olduğunu belirttiği, kovuşturma aşamasında ise saat 20:00 sıralarında evinden çıktığını, saat 23:00 sıralarında eve geldiğini beyan ettiği, suça sürüklenen çocuğun da müştekinin evine girdiğinde havanın karanlık olduğunu ancak saati bilmediğini beyan ettiği ve UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre suç tarihinde yaz saati nedeniyle gece vaktinin saat 20.32’de başlayıp saat 05.03'te sona erdiğinin anlaşılması karşısında; şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık suçunun suça sürüklenen çocuk lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve suçun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan TCK'nın 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.12.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy