MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın tekerrüre esas alınan... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/393 Esas – 2014/428 Karar sayılı mahkumiyetine konu suçun 5237 sayılı TCK'nın 157/1. maddesinde yazılı ''dolandırıcılık'' suçuna ait olduğu ve CMK'nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığı ve UYAP kayıtlarının incelenmesinde anılan dosyada uzlaşmanın sağlanamaması sebebiyle 03.04.2017 tarihli ek karar ile ilamın aynen infazına karar verildiği belirlenerek yapılan incelemede;
Mükerrirliğe esas alınan ilamda da 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle sanığın ikinci kez mükerrir sayılması gerekirken, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 günlü ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığa yargılama gideri olarak yükletilen zorunlu müdafiilik ücretinin, CMK'nın 101/3. maddesi uyarınca soruşturma aşamasında yapılan tutuklamaya sevk sorgusu esnasında mahkemece sanığa savunmak üzere müdafiinin görevlendirilmesinden kaynaklandığı ve yasal zorunluluğa dayanması nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin sanığa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, zorunlu müdafii için ödenen toplam 340,00 TL ücretin yargılama gideri olarak sanığa yükletilmesine ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkartılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.01.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.