MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık. Mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin sadece sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu; sanık ... müdafiinin hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından sanık ... hakkında kurulan hükümleri temyiz ettiği, üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu ve o yer Cumhuriyet savcısının sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik aleyhe itirazı üzerine itiraz mercii olan Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesince 17/11/2015 tarihli ve 2015/388 D.İş sayılı kararla sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen kararlara karşı yapılan itirazın kabulüne karar verildiği belirlenerek yapılan incelemede;
1- Üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
08/09/2015 tarihinde verilen hükmü 1412 sayılı CMUK’nun 310/3. maddesinde öngörülen bir aylık süre geçtikten sonra 09/10/2015 tarihinde temyiz eden üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin aynı Kanun’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2- Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararın temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı CMK'nın 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanık müdafiinin dilekçesinin itiraz niteliğinde olduğu kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline istem gibi İADESİNE,
3- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Olay gecesi, müştekiye ait marketten çıkan sanıkları görüp takip eden polislerce sanıklardan ...’in, içinde suça konu eşyanın bir kısmı olan sigaralar ve bir miktar bozuk paranın bulunduğu çuval ile birlikte yakalandığının, ancak diğer sanık ...’in o an olay yerinden kaçıp daha sonra yakalandığının ve müştekinin aşamalarda çalınanlardan geriye kalan kısım için oluşan zararının(bir miktar sigara ve para) sanıkların aileleri tarafından karşılandığını beyan ettiğinin, böylece atılı hırsızlık suçunun tamamlandığının anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki eylemin teşebbüs aşamasında kaldığından ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağından bahisle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA, 17/02/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy