Adet gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ...’ın(katılan ...’ye yönelik eylemi nedeniye) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e, 31/3, 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Manisa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2018 tarihli ve 2017/229 esas, 2018/103 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 11/10/2019 gün ve 12254-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/10/2019 gün ve 2019/100906 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Aynı katılana yönelik işlenen suç nedeniyle hakkında mahkûmiyetine hükmedilen suça sürüklenen çocuk ...’ın hükmü istinaf etmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 16/01/2019 tarihli ve 2018/1206 esas, 2019/72 sayılı kararı ile eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141. maddesinde düzenlenen basit hırsızlık kapsamında kaldığı ve taraflar arasında uzlaştırma sağlandığı gerekçesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak kamu davasının düşmesine karar verildiği gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre;
1-Suça sürüklenen çocuğun katılan ...’ye yönelik eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden, suçun hukukî nitelendirmesinde yanılgıya düşülerek, aynı Kanun'un 142/1-e maddesi gereğince uygulama yapılmak suretiyle fazla ceza tayininde,
2-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Katılan ...’nün babası olan ...’nün, kontak anahtarını üzerinde bırakarak üzüm bağı kenarına park ettiği katılana ait motosikleti gündüz vakti çalan suça sürüklenen çocuk ...’ın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 141/1. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde aynı Kanun’un 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında fazla ceza tayini,
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (MANİSA) 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 20.02.2018 tarihli ve 2017/229 E., 2018/103 K. sayılı ek kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 09/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy