MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içerisinde yer alan görgü tespit tutanağı ve 09.12.2014 tarihli tutanakta, suça konu aracın kapılarında ve kontak kısmında herhangi bir zorlama izi bulunduğuna veya aracın düz kontak yapılarak çalıştırıldığına dair bilgi bulunmaması, müştekinin soruşturma aşamasındaki beyanına göre çalınan aracına ait iki adet kontak anahtarının da kendisinde olduğu, olaydan sonra kolluk görevlileri tarafından bulunan aracının üzerinden çıkan ve nasıl temin edildiğini bilmediği kontak anahtarının kendisine teslim edildiği, sanığın soruşturma aşamasındaki beyanlarında tanık ...’in suça konu aracı kendisine anahtarı ile birlikte teslim ettiğini belirtmesi karşısında sanığın eyleminin TCK’nın 142/2-d maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 142/2-h maddesi ile uygulama yapılması, her iki bentte öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının aynı olması nedeniyle sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 08/07/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy