MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosyada yer alan 30.06.2011 tarihli kolluk tutanağına göre iş yeri içerisinde ve olay yerinde bulunan araçta kar maskelerinin ele geçtiği, ayrıca yakalanmayan bir kısım sanıkların hırsızlık suçunu işlerken tanınmamak için yüzlerini maskeyle kapattıklarının anlaşılması karşısında; eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-f maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının değerlendirmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 142/1-b maddesinin uygulanması, kolluk tutanakları ve müştekinin soruşturma aşamasındaki beyanına göre suçun gece vakti saat 04.00 de işlendiğinin anlaşılması karşısında sanıklar hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; gerekçeli karar başlığında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçu yerine konut dokunulmazlığının ihlali suçunun yazılması ve uygulama sırasında TCK 116/2-4 yerine 116/4 maddesinin gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiş; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 14.10.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy