MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
29/08/2013 tarihli kolluk tutanağı ile kamera görüntülerine göre; çevresi ve üstü kapalı, iş yerinin bütünü içerisindeki yerden hırsızlığın gerçekleştiği gözetilerek, suç vasfına ilişkin mahkemenin kabul ve değerlendirmesi yerinde olduğundan tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 29/08/2013 tarihli tutanak ve dosya kapsamına göre; sanığın birbirini izleyen iki farklı günde, aynı yerden hırsızlık eylemini gerçekleştirmiş olmasına karşın, sanık hakkında TCK'nın 43. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanığın, müştekinin işyerinden 100 TL tutarında 3 adet çocuk kaprisi ile 2 adet büyük boy kapri çaldığının anlaşılması karşısında; hırsızlık konusunu oluşturan malların değerinin az olması nedeniyle, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 03.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy