MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tüm dosya içeriğine göre,sanık ... hakkında 05.04.2013 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı ile sayaçsız ve abonesiz elektrik kullandığı tespit edilerek tutanak tutulduğu, sanığın savunmasında, kaçak elektrik tespit tutanağına konu tarımsal sulama tesisinin kendisine ait olduğunu, tutanak tarihinde kendisinin kullandığını, tutanak tutulmadan iki üç gün önce abonelik işlemleri için başvurduğunu, görevlilere bunu izah etmesine rağmen tutanak tutulduğunu beyan ettiği, tutanağa bir itirazının olmadığı ve üzerine atılı karşılıksız yararlanma suçunun sübuta erdiği anlaşılmakla;
6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05/07/2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK'nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK'nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak, katılan kurumdan borcun ödenip ödenmediği sorulup, borç ödenmiş ise düşme kararı verilmesi, borcun ödenmemiş olduğunun tespiti halinde ise, suça konu 05.04.2013 tarihli tutanağa ilişkin olarak katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararının bilirkişiye hesaplattırılıp yukarıda izah edilen şekilde sanığa usulüne uygun bildirimde bulunulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy