MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yakalandığında, atılı suçu ikrar ederek, çaldığı cep telefonunu sattığı yeri gösterip, müştekiye iadesini sağlamış ise de; sanığın, eşyayı satın olan 3. kişinin zararını giderdiğine ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 168.maddesi kapsamında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazminin olmaması nedeniyle, sanık hakkında koşulları bulunmayan 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından, ayrıca sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken etkin pişmanlığın soruşturma aşamasında gerçekleştiği kabul edildiği halde, indirim oranının ½'den fazla olması gerektiği gözetilmemiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün ve 47/43 sayılı kararında açıklandığı üzere, yukarıda eleştiri konusu yapılan ve sanığın gerçekte alması gereken ceza miktarından daha az bir ceza almasına yol açan mahkeme uygulamasının sanığın lehine olması nedeniyle, bu yanılgılı uygulamada yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlayacak şekilde bozma yapılmasının adalet ve hakkaniyete uygun olmayacağı anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 10/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.