MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Müşteki ifadesinde, sanığın saat 20:00 sıralarında kendisine ait eve gelerek beraberce oturup çay içtikten sonra banyoya gidip geri gelmesinin ardından sehpa üzerine bıraktığı cep telefonunun yerinde olmadığını fark ettiğini beyan ettiği, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde gece vaktinin saat 19:48’de başlayıp, saat 04:27’ de bittiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 143. maddenin uygulanmasında isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki hırsızlık suçunun gece vakti işlenmediği halde sanık hakkında kurulan hükümde TCK’nın 143. maddesiyle artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle kararın bozulması gerektiğine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanması hususunda bir karar verilmemiş ise de, anılan madde ve fıkrada belirtilen hak yoksunluklarının uygulanması hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olup 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre sanığın temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 13.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.