MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Katılan ...'in, 17/05/2013 tarihinde kollukça alınan ifadesinde; suça konu ağaçların aynı gün saat 02.00 sıralarında çalındığını beyan ettiği, ancak bu hususta nasıl bilgi sahibi olduğuna dair bir beyanının bulunmadığı, ifade sonrası düzenlenen tüm kolluk tutanaklarında suç saatinin aynı şekilde 02.00 olarak belirtildiği ve yargılama esnasında suç saati ile ilgili başka bir ifade ya da mahkemece yapılan tespitin bulunmadığının anlaşılması karşısında; katılan ve sanıkların ayrıntılı ifadeleri de alınarak suç saatinin tespit edilmesi ve suçun gece vakti işlendiğinin anlaşılması halinde; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Atılı suçun gündüz vakti işlendiğinin tespit edilmesi halinde ise; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 14/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy