MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 29/09/2011 tarihli 2006/85-200/410 esas sayılı kararında sanık ile aynı suçu işleyen hükümlü ... hakkında mahkumiyet kararı, sanığık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği, ...'nin kararı temyiz etmesi üzerine Dairemizin 05/12/2013 tarihli 2013/30556-2013/28827 esas sayılı ilamıyla eylemin yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtları değerlendirme görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu belirtilerek diğer yönleri incelenmeyen hükmün bozulduğu, Dairemizin bozma kararı sonrasında Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/12/2014 tarihli 2014/199-2014/303 esas sayılı kararıyla eylemin yağma suçunu oluşturacağı kabul edilerek yağma suçundan hüküm kurulduğu, ...'nin kararı temyiz ettiği, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 31/05/2018 tarihli 2017/3563-2018/4291 esas sayılı ilamıyla eylemin yağma suçunu oluşturmayacağı hırsızlık suçunu oluşturacağının kabul edildiği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın inşaat alanı içerisinde bulunan çadırdan suça konu kabloları çalması şeklinde gerçekleşen eylemine uyan TCK'nın 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerine göre hesaplanan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 13/12/2011 tarihinde duran ancak deneme devresinde işlenen ikinci suçun işlendiği 20/12/2013 tarihinde tekrar işlemeye başlayan 12 yıllık zamanaşımı süresinin (hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle oluşan 2 yıl 7 günlük durma süresi de çıkartılarak), suçun işlendiği tarih olan 05/08/2005 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının DÜŞÜRÜLMESİNE,15/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.