MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında 18/05/2011 tarih ve 2010/505 Esas, 2011/247 Karar sayılı mahkumiyet kararı ile atılı suçlardan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın 13/06/2011 tarihli temyiz dilekçesi sunması üzerine, mahkemenin 23/06/2011 tarihli ek kararı ile temyiz isteminin reddedildiği, ek kararın sanığa 19/07/2011 tarihinde tebliğ edildiği ve ek kararın temyiz edilmediği, mahallince sanığın dilekçesi itiraz mahiyetinde kabul edilerek dosya içerisinde bulunan Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 17/08/2011 tarih ve 2011/1517 D. İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; açıklanan şekilde hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 17/08/2011 tarihinden itibaren sanığın, 5 yıllık denetim süresi içerisinde 12/11/2011 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle ihbarda bulunan Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13/11/2012 tarih, 2012/48 Esas ve 2012/549 Karar sayılı mahkumiyetine konu suçun 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçuna ait olduğu ve CMK'nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla birlikte, sanığın güncel adli sicil kaydının incelenmesinde, deneme süresi içinde 17/12/2013 tarihinde işlediği nitelikli hırsızlık suçundan Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20/03/2014 tarih ve 2014/42 Esas, 2014/258 Karar sayılı ilamı nedeniyle hükmün açıklanması koşullarının oluştuğu belirlenerek yapılan incelemede;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141, CMK'nın 34/1, 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükümlerin neden açıklandığına ilişkin gerekçeyle yetinilip yazılı şekilde gerekçesiz hükümler kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 04/12/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy