MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Başka suçtan hükümlü olarak cezaevinde bulunan ve yokluğunda verilerek 14.01.2014 tarihinde tebliğ edilen hükmün yasa yolu bildiriminde, CMK'nın 263'ncü maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi suretiyle yanıltılan sanık ...’nın 22/01/2015 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık ... ve mağdur vekilinin 08/08/2012 tarihli duruşmada olay nedeniyle oluşan zararın adı geçen sanığın eşi tarafından ödendiğini beyan ettikleri, dosyaya sunulan dekontta ödeme tarihinin 10.07.2012 tarihi olduğu, bu haliyle iddianamenin kabul tarihi olan 16/07/2012 tarihinden önce tüm zararın karşılandığının anlaşılması karşısında, etkin pişmanlığın soruşturma aşamasında gerçekleşmiş olması nedeniyle, sanıklar hakkında TCK'nın 168/1 maddesinin uygulanmasının gerektiği gözetilmeden, mağdurun zararının kovuşturma aşamasında giderildiği gerekçesiyle sanıklar hakkında aynı Kanun'un 168/2. maddesi gereğince indirim yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 Sayılı Kanunun 8/1 maddesi delaleti ile 1412 sayılı CMUK'nın 325. maddesi uyarınca açıklanan nedenle bozmanın hükmü temyiz etmemiş olan ...’a da sirayetine, 26/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy