MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü
Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, 13/11/2018 tarihli kısa kararda bozma sonrası yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verildiği halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında sanığın sebep olduğu yargılama giderinin terkin sınırı altında kaldığından devlet hazinesine yüklenmesine karar verilmek suretiyle hükümde çelişki oluşturulduğu anlaşılmakta ise de; 5271 sayılı CMK'nun 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesi uyarınca terkin edilmesi gereken tutar 20 TL'den az olması halinde yargılama giderinin Devlet Hazinesi üzerinde bırakılması öngörüldüğünden hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görüldüğünden tebliğnamedeki (4) numaralı bozma düşüncesine iştirat edilmemiştir.
1) İş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçunu birden fazla kişi ile birlikte gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümde TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a- Suça konu iş yerine ait güvenlik kameraları incelendiğinde sanığın yüzünü kıyafeti ile kapatarak işyerine girdiğinin anlaşılması karşısında, eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-f maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturacağı değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Müştekinin soruşturma aşamasında çalınan kabloları tam olarak tespit edemediklerini,tanık Atalay Kaplan’ın ise sanığın suça konu kabloları atıp kaçtığını belirtmesi karşısında; anılan beyan ve tespitlerden eylemin tamamlanıp tamamlanmadığı tam olarak anlaşılamadığından, müşteki ile tanıktan çalınan malzemenin bulunup bulunmadığı sorularak sonucuna göre sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 27.11.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy