MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Katılan vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde;
13/02/2015 tarihinde tebliğ edilen hükmü 1412 sayılı CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 30/03/2015 tarihinde temyiz eden katılan vekilinin süresinde olmayan temyiz isteminin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Sanıklar hakkında mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26.maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2.maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanık ... müdafii ve sanık ...’ın temyiz istemlerinin CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
III- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
IV- Sanık ... hakkında güveni kötüye kullanmak suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazının incelenmesine gelince;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Mağdur ...'nın 13/11/2014 tarihli celsede sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi, sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul etmesi ve 5237 sayılı TCK'nın 155/1. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğunun anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 73/4-6 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince davanın düşmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy