MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olmakla birlikte 18/09/2013 tarihli duruşmada 18 yaşını doldurduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk ...'in müdafii ile temsil edilmek istemediğini, savunmasını kendisinin yapacağını ifade ettiği, suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verilen 16/10/2018 tarihli kararın, müdafiinin yüzüne karşı verildiği ve müdafii tarafından temyiz edildiği nazara alınarak suça sürüklenen çocuğa zorunlu müdafiinin temyiz dilekçesinin tebliğ edilmesi gerektiği, ancak 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekirken, doğrudan suça sürüklenen çocuğun MERNİS adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesi gereğince tebligat yapıldığının anlaşılması karşısında 16/10/2018 tarihli mahkumiyet kararının bilinen en son adresinde yöntemine uygun şekilde suça sürüklenen çocuğa tebliği ile müdafiinin temyizine onayı olup olmadığını bildirmesi, bu konuda beyanda bulunmadığı takdirde temyize onay vermiş sayılacağı hususunun tebligat belgesinde açıklanması, temyize onay vermesi veya temyiz dilekçesi sunması halinde dosyasına eklendikten sonra gerekirse ek tebliğname de düzenlenerek incelenmek üzere dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 28/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy