Hırsızlık suçundan sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tâbi tutulmasına dair Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/05/2014 tarihli ve 2009/870 esas, 2014/211 sayılı kararının 03/06/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip sanığın 04/09/2015 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinin ihbarı üzerine erteli cezanın aynen infazına ilişkin Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/11/2017 tarihli ve 2016/538 esas, 2017/407 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 19/04/2019 gün ve 94660652-105-34-15147-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/05/2019 gün ve 2019/44763 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1- Müşteki ve sanığın 25/09/2009 tarihli kolluk ifadelerine göre, müşteki ile birlikte gittikleri...’daki bir lokantada (dürümcü) iken müştekiden konuşmak için cep telefonunu isteyen sanığın, suça konu cep telefonu ile birlikte işyerinden çıkıp uzaklaşmak suretiyle müştekiye ait cep telefonunu çalması şeklinde gerçekleşen olayda, hırsızlık suçunun bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesi yerine suç vasfının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 141/1. maddesi uyarınca uygulama yapılmasında,
2- Sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle, Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/05/2014 tarihli ve 2009/870 esas, 2014/211 sayılı kararı ile verilen erteli cezasının aynen infazına hükmedilmiş ise de; anılan kararın 03/06/2014 tarihinde kesinleştiği, adı geçen sanık hakkında Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/124 esas sayılı dosyasında yargılamaya konu suç tarihinin ise 04/09/2015 olduğu nazara alınmadan denetim süresi içerisinde işlenmeyen suç nedeniyle sanık hakkındaki cezanın aynen infazına dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- 2 No’lu kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde;
Sanık ... hakkında Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/05/2014 tarihli ve 2009/870 Esas, 2014/211 Karar sayılı kararı ile 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl denetim süresi belirlenerek bu hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği; anılan kararın 03/06/2014 tarihinde kesinleşmesinden sonra sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulduğu ve ihbara konu Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/124 Esas sayılı dosyasında yargılamaya konu suç tarihinin 04/09/2015 olduğu; böylece her ne kadar ihbara konu ilamın suç tarihinin denetim süresinin sona erme tarihinden sonra olduğu ve bu ihbara dayanılarak sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle erteli cezasının aynen infazına hükmedilemeyeceği anlaşılmış ise de; dosya içerisindeki Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/104 Esas sayılı dosyası üzerinden yapmış olduğu ihbara göre, sanığın 06/12/2014 tarihinde işlediği hırsızlık suçu sebebiyle TCK’nın 141/1 ve 143/1. maddeleri uyarınca aldığı mahkumiyet hükmünün kesinleştiği ve buna göre sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında TCK’nın 51/7. maddesine göre verilen erteli cezanın aynen infazına ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığından kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2- 1 No’lu kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde;
Müşteki ve sanığın 25.09.2009 tarihli kolluk ifadelerine göre, müşteki ile birlikte gittikleri...’daki bir lokantada(dürümcü) iken müştekiden konuşmak için cep telefonunu isteyen sanığın, suça konu cep telefonu ile birlikte işyerinden çıkıp uzaklaşmak suretiyle müştekiye ait cep telefonunu çalması şeklinde gerçekleşen olayda, hırsızlık suçunun bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesi yerine suç vasfının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 141/1. maddesi uyarınca uygulama yapılması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (BAKIRKÖY) 30. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 23.11.2017 tarihli ve 2016/538 E., 2017/407 K. sayılı kararın belirtilen nedenle 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere BOZULMASINA, 17/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.