MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tüm dosya içeriğine ve mağdurun, beyanına göre 1250 TL değerindeki cep telefonunun 01/10/2014 günü çalındığı, 02/10/2014-08/10/2014 tarihleri arasında belli aralıklarla sanık ..., 17/10/2014 ve 18/10/2014 tarihlerinde de ... adına kayıtlı hatlar ile kullanıldığının tespit edildiği, sanık ...’ın 05314641006 numaralı hattın kendisine ait olduğunu kabul etmekle beraber üzerine atılı hırsızlık suçunu işlemediğini savunduğu, sanık ...’nun ise, suça konu telefonu açık kimlik bilgilerini bilmediği Suriyeli bir şahıstan 150 TL karşılığında satın aldığını ve çocuklar tarafından damadı olan ... adına kayıtlı hattın kendisinden habersiz şekilde bahsi geçen telefona takılarak kullanılmış olduğunu tespit ettiğini beyan edip, mağdura ait telefonu kolluk görevlilerine teslim ettiği somut olayda; sanık ...’in beyanına göre akrabası olduğu anlaşılan ... adlı şahsın olaya ilişkin tanık olarak beyanına başvurulup, tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra, sanık ...’nun eyleminin TCK’nın 165. maddesinde düzenlenen ve uzlaşma kapsamında bulunan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturup oluşturmadığı da değerlendirilerek ve gerekirse suç duyurusunda bulunulup dava açılması sağlanarak karar verilmesi gerekirken, eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde sanıklar hakkında hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy