MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda hükümlünün 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 143, 145 ve 35.maddeleri gereğince 3 yıl 10 ay 8 gün hapis, yine aynı Kanun’un 268/1 maddesi delaletiyle 267/1 ve 267/3.maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay hapis cezasıyla mahkûmiyetine dair kurulan 27.11.2018 tarihli ve 2018/625 Esas, 2018/817 Karar sayılı ilamın hükümlü tarafından istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince gerçekleştirilen inceleme neticesinde anılan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair 28.11.2019 tarihli ve 2019/637 Esas, 2019/692 Karar sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin olarak verilmesinin ardından hükümlü tarafından sunulan 01.11.2019 günlü dilekçeyle “sonradan yürürlüğü giren 7188 sayılı Kanun uyarınca infazın durdurulmasına karar verilerek dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtaya gönderilmesinin” talep edilmesi üzerine ilk derece mahkemesince “7188 sayılı Kanunla yapılan değişikliğin hükümlü hakkında infaz edilmekte olan suçları kapsamadığından infazın durdurulması ve temyiz kanun yoluna başvuru talebinin reddine” dair verilen 05.11.2019 tarihli ve 2018/625 Esas, 2018/817 Karar sayılı ek karar temyiz edilmiş ise de;
İlk derece mahkemesi tarafından atılı suçlardan dolayı hükümlünün neticeten 3 yıl 10 ay 8 gün ve 1 yıl 6 ay hapis cezaları ile mahkûmiyetine ilişkin kurulan 27.11.2018 tarihli kararla ilgili istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen 28.11.2019 tarihli hükmün 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a. maddesi gereğince kesin olup, gerek TCK’nın 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık, gerekse aynı Kanun’un 268.maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarının 24.10.2019 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun değişikliği kapsamı dışında kalması nedeniyle hükümlünün temyiz dilekçesiyle ilgili Bölge Adliye Mahkemesince aynı Kanun’un 296/1. maddesi uyarınca değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerekirken bu konuda ilk derece mahkemesince verilen 05.11.2019 tarihli ek kararın hukuken geçersiz olduğu ve ortada temyiz incelemesine konu bir hüküm bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlünün dilekçesiyle ilgili Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirme yapılması için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADE edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 19/02/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.