MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Başka suçtan hükümlü olup son duruşmada hazır edilen ve yüzüne karşı verilen 05.09.2019 tarihli hükmün yasa yolu bildiriminde CMK'nın 263'üncü maddesine göre sanığın bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi nedeniyle, sanığın 18.09.2019 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
1- Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Mahkemece ‘‘suçun işleniş biçimi ile suçun konusunun önem ve değeri’’ nin sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümde teşdit gerekçesi olarak belirtilmesine karşın kasten yaralama suçundan kurulan hükümde ise alt sınırdan ceza tayininin gerekçesi olarak gösterilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 31.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.