MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ...’nin yokluğunda verilen 01/10/2015 tarihli kararın tebliği için adı geçenin bilinen en son adresi esas alınarak Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese tebligat yapılması gerekirken, yokluğunda verilen kararın sanık ...’ın son bildirdiğinden farklı olan MERNİS adresine 13/10/2015 tarihinde tebliğ edildiği, ancak doğrudan MERNİS adresine yapılan tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığının anlaşılması karşısında; sanık ...’nin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iade işlemi üzerine 29/01/2020 tarihinde tebliğ edilen hükme yönelik 30/01/2020 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Tüm dosya içeriğine göre; sanık ...’in sanık ... ile iştirak halinde mağdura ait cep telefonunu çaldığının iddia ve kabul edildiği somut olayda; sanık ...’ın aşamalarda ... ile aralarında husumet bulunduğunu savunup üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi karşısında; olay günü başka bir hırsızlık olayı sebebiyle yakalandığında üzerinde mağdura ait telefon ele geçirilen sanık ...’ın soyut suç atma niteliğindeki anlatımları dışında, cezalandırılmasına yeterli, her türlü kuşkudan uzak, hukuka uygun, kesin ve inandırıcı kanıtların neler olduğu karar yerinde denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanmadan yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde sanık ...’in atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Hüküm tarihinde farklı yargı çevresinde bulunan Osmaniye 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanık ...’e duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 01/10/2015 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
3- Sanık ...’nin soruşturma aşamasında ifadesi, mağdurun beyanı ve 22/07/2014 tarihli tutanak içeriğine göre; mağdura ait cep telefonunun yatmakta olduğu ikametinin damından saat 04:00 ile 07:00 arası bir zaman diliminde çalındığı ve UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre suç tarihinde yaz saati sebebiyle gece vaktinin saat 20:44’te başlayıp 04:18’de sona erdiğinin anlaşılması karşısında; hırsızlık suçundan hüküm kurulurken TCK’nın 143. maddesi uygulanmadığı halde konut dokunulmazlığının ihlali suçunun gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 116/4. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
4- 22/07/2014 tarihli değer tespit tutanağına göre, suça konu cep telefonunun maddi değerinin 35 TL olduğunun anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde TCK'nın 145. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
5- İddianamede 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b. maddesi uyarınca cezalandırılması talep edilen sanıklar hakkında hüküm kurulurken, TCK’nın 142/1-h. maddesinden ek savunma verilmesi ile yetinilerek, aynı Kanun’un 142/2-h maddesi uygulanmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
6- Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçu nedeniyle mahkumiyet hükmü kurulurken "cezanın sanık üzerindeki olası etkisi gözönüne alınarak", 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi gereğince belirlenen cezadan
indirim yapıldığı halde, hırsızlık suçundan “dava dosyasına yansıyan olumlu tutum ve davranışı bulunmadığından” şeklindeki gerekçe ile aynı maddenin uygulanmaması suretiyle hükümde çelişki yaratılması,
7- Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/06/2014 tarihli ve 2014/355 E., 2014/637 K. sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan verilen hapis cezasının temyiz edilmeden kesinleşmesinden sonra ek kararla infazın durdurulmasına karar verildiği, hükmün Yargıtay incelemesinden geçerek 17/01/2019 tarihinde kesinleştiği, bu tarihin ise yargılamaya konu suç tarihinden sonra olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
8- Hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, hüküm fıkralarında uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesi yerine 142/1-h maddesi olarak, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hüküm kurulurken, hüküm fıkrasında suç adının konut dokunulmazlığının ihlali yerine iş yeri dokunulmazlığını bozma olarak hatalı yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde konut dokunulmazlığının ihlali suçu bakımından 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 23/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.