MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kamu malına zarar verme, tehdit, hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında müşteki ...’a yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı TCK’nın 106/1-2.cümle, 62, 52/2-4 maddeleri gereğince doğrudan 500,00 TL adli para cezasına hükmedildiği sanığın bu kararı 06.07.2015 tarihli süre tutum, 14.08.2015 tarihli temyiz dilekçeleri ile temyizi üzerine, Mahkemenin 06.10.2015 tarihli ek kararıyla sanığın temyiz isteminin reddine karar verildiği, bu ek kararın sanığa 24.11.2015 tarihinde tebliğ edildiği; ancak sanığın müşteki ...’a yönelik tehdit suçunda kurulan temyiz isteminin reddine dair Mahkemenin 06.10.2015 tarihli ek kararını temyiz etmediği belirlenerek yapılan incelemede;
1) Sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik Milli Eğitim Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Milli Eğitim Bakanlığının hakaret ve tehdit suçlarından doğrudan doğruya zarar görmediği, bu nedenle temyize yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından, Milli Eğitim Bakanlığı vekilinin bu suçlara yönelik temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanık hakkında, müştekiler ..., .... ve katılan ...’a yönelik hakaret eyleminden kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde,
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3) Sanık hakkında, katılan ...’a yönelik tehdit suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde,
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
18/06/2014 tarihinde kabul edilip 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir” hükmü gözetilmeden, sanık hakkında adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği şeklinde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin" şeklindeki ibarenin çıkarılarak yerine "5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca, infaz aşamasında tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, iki saat çalışılması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceği, günlük çalışma süresinin, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirleneceği, hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uyulmaması halinde, çalışılan günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamının açık ceza infaz kurumunda yerine getirileceği" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4) Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik sanığın ve suçtan zarar gören Milli Eğitim Bakanlığı vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde,
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan Milli Eğitim Bakanlığının duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade işlemi üzerine Milli Eğitim Bakanlığı vekilinin 02/12/2019 tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı CMK'nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK’nın 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve suçtan zarar gören Milli Eğitim Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 26/10/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.