MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Katılanın soruşturma aşamasındaki beyanında, suça konu aracın 01/01/2014 tarihinde 21.50-22.00 saatlari arasında çalındığını beyan etmesi, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre; suç tarihinde gece vaktinin saat 17.38'de başladığının, bu suretle hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
2- Suça sürüklenen çocuğun katılana ait aracı çaldıktan sonra, kendisine ulaşılması üzerine aracın bulunduğu yeri söylemek suretiyle, aracın iadesini sağlamış ise de, katılanın beyanı ve kolluk tutanaklarına göre, aracın hasarlı bir şekilde ele geçirilmesi karşısında; gerçekleşen kısmi iade nedeniyle, katılandan suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası bulunup bulunmadığı sorularak, sonucuna göre suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
3-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, cezadan indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplerden olan etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin, yaş küçüklüğü nedeniyle cezadan indirim yapılmasına ilişkin aynı Kanun'un 31/3. maddesinden önce uygulanması suretiyle 5237 sayılı TCK’nın 61/5. maddesine aykırı davranılması,
4-Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması, sosyal inceleme raporu alınmaması durumunda gerekçesinin kararda gösterilmesi zorunlu olduğu halde, mahkemece “yaşı ve aradan geçen süre nedeniyle” biçimindeki yetersiz gerekçe ile sosyal inceleme raporu alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 10/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.