MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I) Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 13/05/2011 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 16/02/2012 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğun, mağdura ait ikamete rızasına aykırı olarak gece vakti girmesi şeklindeki eyleminin TCK’nın 116/4 ve 31/3. maddelerinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 66/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 5 yıl 4 aylık zamanaşımının, 16/09/2009 olan sorgu tarihi ile 17/03/2016 olan mahkûmiyet tarihi arasında gerçekleştiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
II) Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Tüm dosya içeriğine göre; suça sürüklenen çocuğun çaldığı iki adet motorlu bisikletten birinin yerini göstermek suretiyle ruhsat sahibine iadesini sağladığı, diğer motorlu bisikletin ise mağdurun oğlu tarafından teslim alındığını öğrendiğini beyan ettiği, ancak; mağdurun çalınan motorlu bisikletlerinin kendisine tam ve sağlam olarak teslim edildiğine ya da zararının tam olarak giderildiğine ilişkin beyanı bulunmadığı gibi, bu hususa ilişkin dosya arasında tutanak ya da belge de olmadığının anlaşılması karşısında; mağdurdan zararının giderilip giderilmediği hususu sorulup sonucuna göre suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından; suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken; cezadan indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplerden olan etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin TCK'nın 168/1. maddesinin, yaş küçüklüğü nedeniyle cezadan indirim yapılmasına ilişkin aynı Kanun'un 31/3. maddesinden önce uygulanması suretiyle TCK’nın 61/5. maddesine aykırı davranılması, sonuç ceza miktarını değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 11/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.