MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sair temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden REDDİ, Ancak;
1-Dosya kapsamına göre, hırsızlık suçunun suç tarihinin 26/06/2014 olduğu, eylemin 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile ilgasından önceki 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesinde düzenlenen ve 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasını gerektiren "Bina dahilinden hırsızlık" suçunu oluşturduğu, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca sanık lehine olan söz konusu madde uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, suç tarihinden sonra 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yürürlüğe giren ve sanık aleyhine sonuç doğuran 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesi gereğince hüküm kurularak yazılı şekilde fazla ceza tayini,
2-Sanığın kolluk tutanağı ile tespit edilen sözlerinin içeriği itibariyle TCK 107/1 maddesinde düzenlenen şantaj suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde TCK’nın 106/1-1 maddesinden hüküm kurulması,
Kabule göre de;
3-02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle 5271 sayılı Kanunun 253 maddesinde yapılan değişiklikle TCK'nun 106/1 maddesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına girmesi ve uzlaşmaya tabi olmayan hırsızlık suçundan sonra işlenmiş olması karşısında, söz konusu yasa değişikliğine göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4-Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 05/04/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.