MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın olay tarihinde gündüz vakti mağdurun evinin etrafı duvarla çevrili bahçesinden bakır kazanı çalması şeklindeki eyleminin 765 sayılı TCK’nın 491/4. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7. ve 5252 sayılı Kanun'un 9. maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede, dava zamanaşımı bakımından, 765 sayılı TCK'nın 491/4. maddesindeki suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 102/4. maddesi gereğince tayin olunan 5 yıllık dava zamanaşımının, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesi gereğince tayin olunan dava zamanaşımından daha lehe olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen ve eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 491/4. maddesindeki suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 102/4. maddesi gereğince tayin olunan 5 yıllık dava zamanaşımının, (hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sonucu oluşan 3 yıl 4 ay 26 günlük durma süresi de eklendiğinde) 21/03/2006 olan mahkûmiyet tarihi ile 04/12/2015 olan mahkûmiyet tarihi arasında gerçekleşmiş olduğu ve bu süre içinde zamanaşımını kesen başka bir işlem de yapılmamış olduğundan gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 04/03/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.