MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan ve tanık ...’nun anlatımları, mahkemenin “... sanığın müştekiye ait konuta girdiğine dair deliller mevcut ise de sanığın müştekinin konutundan hırsızlık amacıyla girdiği ya da herhangi bir şey çaldığına ilişkin şüpheden uzak kesin bir delil elde edilememiştir...” şeklindeki kabulü CGK’nun benzer konulardaki 2017/163 Karar , 2017/159 Karar, ve 2017/161 Karar sayılı kararlarında ifade edildiği gibi sabit görülen olayda, kanunun benimsediği objektif teori esas alındığında, sanığın katılana ait taşınır malını koruduğu egemenlik ve tasarruf alanına müdahale edip hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçları açısından, kanuni tanımında belirtilen, elverişli hareketlere başladığı, ancak katılan ve tanığın kendisini fark edip bağırması üzerine eylemini, hırsızlık suçunu tamamlayamadan olay yerinden kaçtığı, o zamana kadar gerçekleştirdiği eylemin, konut dokunulmazlığının ihlali ve hırsızlık suçunun kanuni tanımında öngörülen neticeyi meydana getirmeye elverişli olduğu, bu haliyle sanığın eyleminin hırsızlığa teşebbüs ve tamamlanmış konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını oluşturduğu gözetilmeyerek, hükümlülüğü yerine, yerinde olmayan gerekçe ile beraatına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07/12/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy