MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
04/11/2019 tarihli kararda temyiz süresinin tefhim tarihinden itibaren 15 gün olduğu belirtilerek yanıltmaya neden olunduğunun anlaşılması karşısında; yüzüne verilen kararı 13/11/2019 tarihli temyiz dilekçesi ile temyiz eden sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Elektrik sayacını devre dışı bırakarak kaçak elektrik kullanan sanığın eyleminin 765 sayılı Kanun'un 492/2, 522. maddeleri ile 5237 sayılı Kanun'un 163/3. maddesine uyması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7. ve 5252 sayılı Kanun'un 9. maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede, dava zamanaşımı bakımından, 765 sayılı TCK'nın 492/2. maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 102/4., 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 67/4. maddelerine göre belirlenen zamanaşımından daha lehe olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın üzerine atılı eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 492/2 maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06/01/2011 tarihi itibariyle durduğu ve sanığın denetim içerisinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmiş olması karşısında, denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başladığı dikkate alındığında, 765 sayılı TCK'ya göre belirlenen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının 10/12/2003 olan suç tarihinden, 04/11/2019 olan karar tarihine kadar dolduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları ile bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 05/03/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.