MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkumiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan kurum vekilinin temyiz isteminin sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Katılan sanık ... hakkında hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
5271 sayılı CMK'nın 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun ile değişik 231/12. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar itirazı kabil kararlardan olup, temyizi mümkün olmadığından katılan sanık müdafiinin temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2-Katılan sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
14/04/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31/03/2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından katılan sanık ... müdafiinin ve katılan sanık ...'un temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
3-Katılan kurum vekilinin katılan sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Katılan sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan açılan davada, suçtan doğrudan zarar görmeyen Enerjisa Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilinin davaya katılma hakkı bulunmadığından, hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmayan katılan vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
4-Katılan sanık ... hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
6352 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK'nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK'nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği, bu açıklamalar ışığında somut olayda değerlendirildiğinde; sanığın kurumun zararını kovuşturma aşamasında giderdiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında açılan kamu davasının CMK'nın 223/8. maddesine göre düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 168/5. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu'nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne yerel mahkemesince gönderilmesine, 13.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy