MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın 12/04/2007 tarihli duruşmada, Av. ... ile birlikte savunmasının alındığı, anılan müdafiinin dosya içerisinde vekaletnamesinin bulunduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca vekil ile takip edilen işlerde tebligatların vekile yapılması gerektiği gözetilmeden yoklukta verilen kararın sanık müdafii yerine sanığa 06/10/2007 tarihinde yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğu ve sanığın 22/01/2016 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenmekle;
Müştekinin kovuşturma aşamasındaki beyanında aracının camlarından birinin hafif aralık olduğunu beyan etmesi ve olay, yakalama, görgü tespit tutanağında aracın kilitlerinde herhangi bir zorlamanın bulunmadığının belirtilmesi karşısında; oluşan şüphe nedeniyle araç kapısının açık olduğu kabul edilerek; sanığın müştekiye ait aracın camındaki hafif aralığı zorlamak suretiyle gündüz vakti suça konu çantayı çalması şeklindeki eyleminin TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının mahkumiyet kararının verildiği 07/09/2007 tarihinden inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 09/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.