MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin konut dokunulmazlığını bozma suçundan verilen hükmen açıklanmasınının geri bırakılmasına dair karara 30/11/2015 tarihli dilekçe ile itiraz ettiği ve itiraz merci tarafından 04/01/2016 tarih ve 2016/2 değişik iş sayılı karar ile itirazın reddedilerek kesinleştirildiği nazara alınıp temyiz kapsamının hırsızlık suçuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğun ilk celse ifadesinin alınmasından sonra müdafiinin zararın giderilmesi için süre talep etmesi, ilk celse dinlenemeyen ve sonraki celse beyanı tespit edilen müştekinin şikayetçi olmadığını ve zararının giderildiğini söylemesine karşın ne zaman giderildiğine yönelik bir açıklama yapmadığının anlaşılması karşısında, zararın tam olarak ne zaman giderildiğinin hiç bir kuşkuya yer vermeden tespit edilerek sonucuna göre eğer zararın kovuşturma başlamadan önce yani 02/09/2015 tarihinden önce giderildiğinin tespiti halinde 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması, aksi halde TCK'nın 168/2. maddesinin uygulanması gerektiği nazara alınmadan, zararın soruşturma aşamasında giderildiğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Etkin pişmanlığın soruşturma aşamasında gerçekleştiğinin kabul edilmiş olması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesi ile uygulama yapılırken, anılan maddenin 2. fıkrasındaki indirim oranının üst sınırı olan 1/2 oranından daha fazla indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde 1/2 oranında indirim yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi,
b-Hüküm kurulurken cezadan indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin TCK'nın 168. maddesinin, yaş küçüklüğü nedeniyle cezadan indirim yapılmasına ilişkin aynı Kanun’un 31/3. maddesinden sonra uygulanması gerektiği gözetilmeyerek TCK'nın 61. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine, 02/03/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.