MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I) Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
CMK'nın 231. maddesinin 5. fıkrasına göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, aynı Kanun maddesinin 12. fıkrası uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığı ve CMK'nın 264. maddesine göre de Kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından sanık müdafiinin temyiz dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için hükmün incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
II) Sanık ... hakkında hırsızlık ve sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığa verilen cezanın TCK'nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış;
Sanık ... hakkında TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanırken mükerrirliğe esas alınacak ilamın kararda gösterilmemesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.01.2013 tarih ve 2012/6-1431 esas ve 2013/18 karar sayılı kararı ile 2012/13-1444 esas ve 2013/305 karar sayılı kararında da kabul edildiği üzere, hükümde sanığın mükerrir olduğunun belirtilmesinin yeterli olduğu, ayrıca hükümde tekerrrüre esas alınan ilamın gösterilmesine gerek olmadığı, bu nedenle mahkemece sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesine rağmen tekerrüre esas alınan ilam kararda gösterilmemiş ise de bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı bulunduğundan, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
III) Sanık ... hakkında mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre sanığın diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Hırsızlık ve mala zarar verme suçları açısından, 05/11/2015 tarihli celsede müştekilerin sanık ...'ın dava açılmadan önce zararı giderdiğini beyanı karşısında, suçu ikrar edip ödemeye karşı çıkmayan sanık ...'ın da etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanması gerektiğinden sanık ... hakkında TCK'nın 168. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.