MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
TCK’nın 116/4. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için, kişilere yöneltilen cebir ile bu suç arasında nedensellik bağının bulunması, cebrin konut dokunulmazlığını bozma amacına yönelmesi ve bu amacın gerçekleşmesi için araç olarak kullanılması gerekmektedir. Somut olayda ise katılanın 20.06.2014 tarihli kollukta vermiş olduğu ifadesinde, sanığın kendisinden izinsiz evine girdiği, evde oturacağını söylediğini, katılanın kabul etmemesi üzerine sanığın, kendisini darp ettiğini beyan ettiği olayda; cebrin eve girilerek konut dokunulmazlığı suçunun gerçekleşmesinden sonra uygulandığı anlaşılmakla temel cezanın, TCK’nın 116/1. maddesi yerine anılan Kanun'un 116/4. maddesi gereğince tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12/03/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.