MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesine göre, anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın, kasten işlenmiş bir suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması karşısında, 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında bozma öncesi TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına karar verildiği halde, bozma sonrası şartları oluşmadığından bahisle anılan maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1-Katılanın soruşturma evresinde alınan ifadesinde sanığın olay günü saat 12:00 sıralarında iş yerine gelerek cep telefonunu eşi ile görüşmek için istediğine ve sonrasında iade etmedine dair beyanı gözetildiğinde, hırsızlık suçunun gündüz sayılan zaman diliminde işlendiği anlaşılmakla sanık hakkında TCK'nın 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
2- Sanığın soruşturma aşamasındaki ifadesinde suça konu cep telefonunu satarak parasıyla uyuşturucu aldığını söylediği, bilahare bozma sonrası 15.05.2019 tarihli oturumdaki savunmasında telefonu geri verdiğini beyan etmesi nedeniyle, mahkemece iddianame tanziminden önce etkin pişmanlık gösterdiğinden bahisle cezasından 2/3 oranında indirim yapılmış ise de; katılanın bozma öncesi 17.12.2014 tarihli duruşmada sanığın kendisine telefonunu verdiği, zararını da karşılamadığını belirttiği dikkate alındığında, katılanın ifadesindeki çelişkiyi gidermeye ve bir iade söz konusu ise zamanını kesin olarak saptamaya yönelik olarak yeniden dinlenip sonucuna göre sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 02.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.