MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Suça sürüklenen çocuk ... ve ...’nın ayrı ayrı müdafiilerinin temyiz talepleri açısından yapılan incelemede;
ı-Suça sürüklenen çocuk ...’ün karar tarihi itibarıyla 18 yaşını doldurduğu, karar duruşmasına katılmadığı, isteğe bağlı müdafii talebinin sorulamadığı, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 02.12.2020 tarih 2020/19074 Esas ve 2020/14363 Karar sayılı ilamıyla belirtilen eksiklikler sebebiyle yazılan iade kararı gereğince suça sürüklenen çocuğa, atanan zorunlu müdafiinin temyiz talebinin usulünce, ihtar içeren tebliği sonrasında suça sürüklenen çocuğun süresinde sunmuş olduğu dilekçesinde, suça sürüklenen çocuğa suç tarihi itibarıyla zorunlu müdafii olarak atanan müdafiinin temyiz dilekçesini kabul edip etmediği hususunda beyan da bulunmadığı ve suça sürüklenen çocuğun yaşının karar tarihi itibarıyla 18’i geçmesi sebebiyle zorunlu müdafiilik kapsamında olmadığının anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk ...’e atanan müdafiinin temyiz talebinin REDDİNE,
ıı-Suça sürüklenen çocuk ...’nın karar tarihi itibarıyla 18 yaşını doldurduğu,karar duruşmasına katılmadığı, isteğe bağlı müdafii talebinin sorulamadığı, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 02.12.2020 tarih 2020/19074 Esas ve 2020/14363 Karar sayılı ilamıyla belirtilen eksiklikler sebebiyle yazılan iade kararı gereğince suça sürüklenen çocuğa, zorunlu atanan müdafiinin temyiz talebinin ve gerekçeli kararın usulünce, müdafii tarafından kararın temyiz edildiği, temyiz talebini kabul edip etmediğini bildirmesi, temyiz dilekçesini 7 gün içinde göndermesi ve cevap vermediği takdirde müdafiinin temyizinin geçersiz olacağı ihtarı içeren tebliği sonrasında, temyiz dilekçesi sunmadığı, suça sürüklenen çocuğa suç tarihi itibarıyla zorunlu müdafii olarak atanan müdafiinin temyiz dilekçesini kabul edip etmediği hususunda beyan da bulunmadığı ve suça sürüklenen çocuğun yaşının karar tarihi itibarıyla 18’i geçmesi sebebiyle zorunlu müdafiilik kapsamında olmadığı anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk ...’ya atanan müdafiinin temyiz talebinin REDDİNE,
2-Sanıklar ..., ... ile suça sürüklenen çocuklar ..., ... hakkında mala zarar verme suçundan yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk ... ,sanık ... müdafiilerinin ve sanık ..., suça sürüklenen çocuk ...'ün, temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
3-Sanıklar ..., ... ile suça sürüklenen çocuklar ..., ... hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mağdurun beyanında, suça konu deponun kapısının açık olduğunu polislerin haber vermesiyle öğrendiğini ifade etmesi karşısında, suça konu zeytinyağı dolu bidonların kolluk memurlarınca yapılan araştırma sonrasında bulunması ve mağdurun suça konu eşyaların bulunduğu yere teşhis için gitmesi durumuna ilişkin, suça sürüklenen çocukların ve sanıkların yer göstermesi sonucu olup olmadığı hususu, yakalama muhafaza altına alma ve teslim tutanağını düzenleyen kolluk memurları da dinlenilmek suretiyle açıklığa kavuşturulup, sonucuna göre sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekliliği,
2-Mağdura ait, ayrı kapısı olan, depo olarak kullanılan suçun işlendiği yerin, ikametle bağlantısının ne suretle olduğu, mağdurun evi ile depoyu birbirine bağlayan merdiven ya da bağlantı noktası olup olmadığı araştırılmadan, ne şekilde konutun eklentisi olduğu açıklığa kavuşturulmadan, sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,
3-Sanıklar ..., ... hakkında kurulan hükümler açısından,5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte değerlendirilmesi gerekliliği,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ..., sanık ... müdafiilerinin ve sanık ..., suça sürüklenen çocuk ...'ün, temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 17.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.