MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Taksirli iflas
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanığın yetkili müdürü olduğu ... Tic. Ltd. Şti.’nin iflasına karar verildikten sonra iflas idaresince sanığa yapılan "Masaya kayıt yaptıran alacaklılar hakkında 7 gün içerisinde beyanda bulunması" şeklindeki tebligata rağmen sanığın bildirimde bulunmaması şeklinde gerçekleşen olayda; suçun vasfının TCK’nın 161/1-b maddesi kapsamında olup olmadığı hususunda delillerin değerlendirme ve yargılama yapma görevinin 5235 sayılı Yasa'nın 12. maddesi uyarınca ağır ceza mahkemesine ait olmakla, CMK’nın 5. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- Miktar itibarıyla temyiz kesinlik sınırının altında bulunan adli para cezası ile mahkûmiyet hükümlerinin tekerrür uygulamasına esas alınamayacağına dair Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.11.2018 tarihli, 2016/13-860 Esas ve 2018/498 Karar sayılı ilamı doğrultusunda, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulamasına esas alınan Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/211 Esas ve 2011/572 Karar sayılı 20/12/2011 kesinleşme tarihli ilamına konu suçun, hükmolunan cezanın miktar itibarıyla temyiz kesinlik sınırının altında bulunması sebepleriyle, anılan ilamın TCK'nun 58. maddesi gereğince tekerrüre esas alınamayacağı, sanık hakkında tekerrüre esas başkaca bir mahkûmiyetinin de bulunmadığı anlaşıldığından tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılması,
3- 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251/1. maddesindeki “Basit Yargılama Usulü'nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK’na eklenen geçici 5/1-d maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan hükme bağlanmış ibaresinin aynı bentte yer alan, "Basit yargılama usulü" yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren, TCK’nın 162/1. maddesinde düzenlenen taksirli iflas suçu yönünden, aynı Kanun’un 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün farklı gerekçeyle istem gibi BOZULMASINA, 26.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.