Konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından suça sürüklenen çocuk ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1, 119/1-c, 151/1, 31/3 (2 kez), 62/1 (2 kez), 50/1-a ve 52/2. (2 kez) maddeleri gereğince 4.000,00 Türk lirası ve 1.320,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçu yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Mersin 2. Çocuk Mahkemesinin 07/12/2015 tarihli ve 2015/481 esas, 2015/841 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/01/2016 tarihli ve 2016/29 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 29/06/2021 gün ve 1489/2021 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/09/2021 gün ve 2021/90028 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 04/03/2020 tarihli ve 2020/1007 esas, 2020/85 karar sayılı ilamında "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinde hükmün nelerden ibaret olduğunun belirtilmesi ve sanık hakkında 16/06/2010 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmesi karşısında, sanık hakkında verilen anılan kararın yargılamanın yenilenmesine konu olamayacağı..." şeklinde belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarında yargılamanın yenilenmesinin mümkün olamayacağı gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, adı geçen suça sürüklenen çocuğun inceleme konusu konut dokunulmazlığını ihlâl etme suçu ve mala zarar verme suçları ile birlikte işlediği iddia olunan hırsızlık suçundan hakkında hükmolunan mahkûmiyet hükmü yönünden temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 24/06/2020 tarihli ve 2020/8679 esas, 2020/6428 sayılı kararı ile anılan kararın eksik inceleme nedeniyle hırsızlık suçu yönünden bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonunda sanığın hırsızlık suçunu işlediği sabit olmadığından bahisle Mersin 2. Çocuk Mahkemesinin 26/10/2020 tarihli ve 2020/259 esas, 2020/329 sayılı kararı ile beraatine karar verildiği görülmekle, hırsızlık suçunun yanında işlenen konut dokunulmazlığını ihlâl etme suçuna ilişkin olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle, mala zarar verme suçuna ilişkin hükmün ise kesin nitelikte olması sebebiyle temyiz incelemesine konu edilemediği anlaşılmış ise de, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarının beraat kararı verilen hırsızlık suçuyla bağlantılı olduğu ve her üç suçun birlikte işlendiğinin iddia edildiği, suça sürüklenen çocuğun konut dokunulmazlığını ihlâl etme ve mala zarar verme suçlarını işlediğine dair de mahkûmiyete yönelik suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mala zarar verme suçu yönünden Mersin 2. Çocuk Mahkemesinin 07/12/2015 tarihli ve 2015/481 esas, 2015/841 sayılı kararı ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde, konut dokunulmazlığını ihlâl etme suçu yönünden ise Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/01/2016 tarihli ve 2016/29 değişik iş sayılı kararı ile itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İnceleme konusunu oluşturan davada, her ne kadar suça sürüklenen çocuk ... hakkında, Mersin 2. Çocuk Mahkemesinin 07/12/2015 tarihli ve 2015/481 Esas - 2015/841 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyet, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik olarak yapılan itirazın Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/01/2016 tarihli ve 2016/29 D. İş sayılı kararı ile reddine karar verildiği; hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 24/06/2020 tarihli ve 2020/8679 Esas, 2020/6428 Karar sayılı kararı ile mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin verilen ceza miktarı itibariyle temyizi mümkün olmadığından reddine, hırsızlık suçundan kurulan hükmün ise eksik kovuşturma ile hüküm kurulduğundan bahisle bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda Mersin 2. Çocuk Mahkemesinin 26/10/2020 tarihli ve 2020/259 Esas, 2020/329 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçunu işlediği sabit olmadığından beraatine karar verildiği ve bu beraat kararının temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmış ise de; kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan bu durumun ancak 5271 sayılı CMK’nın 311/1-e maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi sebebi olabileceği, kanun yararına bozma gerekçesi yapılamayacağından ve delillerin takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğünden söz edilerek kanun yararına bozma yasa yoluna başvurma olanağı da bulunmadığından, (MERSİN) 2. Çocuk Mahkemesinin mala zarar verme suçundan kesin olarak verdiği 07/12/2015 tarihli ve 2015/481 Esas - 2015/841 Karar sayılı kararı ile aynı kararda konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz üzerine itiraz mercii olan (MERSİN) 5. Ağır Ceza Mahkemesinin itiraz incelemesi sonucu kesin olarak verdiği 25/01/2016 tarihli ve 2016/29 D. İş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma istemlerinin REDDİNE, 13/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy