Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 289/1, 289/1-2. cümle, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 740,00 Türk lirası ve 20,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair Erdemli Sulh Ceza Mahkemesinin 20/09/2007 tarihli ve 2006/642 esas, 2007/417 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 22/06/2021 gün ve 7901-2020- Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/07/2021 gün ve 2021/84257 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Erdemli Sulh Ceza Mahkemesinin 20/09/2007 tarihli kararının kanun yararına bozulması halinde, anılan kararı müteakip, Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığının 19/12/2006 tarihli ve 26381 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 23. maddesi ile değiştirilen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi kapsamında sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi talebi üzerine yapılan uyarlama yargılaması sonucunda adı geçen sanığın mahkumiyetine, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Erdemli Sulh Ceza Mahkemesinin 09/05/2008 tarihli ve 2006/642 esas, 2007/417 sayılı ek kararının, bahse konu ek kararın 17/05/2008 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde 30/06/2012 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum edildiğinin ihbarı üzerine yapılan yargılama sonucunda, hükmün açıklanmasına ve sanığın mahkumiyetine dair Erdemli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/03/2015 tarihli ve 2014/721 esas, 2015/331 sayılı kararının ve anılan karara karşı temyiz başvurusunun, kararın itiraz yoluna tabi olduğu gerekçesiyle reddine ilişkin Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 19/03/2019 tarihli ve 2019/1533 esas, 2019/3878 karar sayılı ilamını müteakip, itirazın reddine ilişkin Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/05/2019 tarihli ve 2019/407 değişik iş sayılı kararlarının hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre,
1-Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 25/11/2013 tarihli ve 2013/8511 esas, 2013/14380 karar sayılı ilamında, “… dava konusu eşyaları başka bir adrese taşıdığını iddia eden sanığın savunmasının doğruluğunun tespiti için, mahcuzların mevcut olup olmadığı, sanığın mahcuzlar üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunup bulunmadığı araştırılıp belirlendikten sonra hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken” şeklinde belirtildiği üzere, atılı muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için herhangi bir nedenle el konulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunulmasının gerekli olduğu nazara alındığında, somut olayda sanığın gerek soruşturma gerekse yargılama sırasındaki savunmalarında evini taşımak zorunda kaldığından mahcuzların yerinin değiştiği, ancak halen yeni taşındığı evinde muhafaza altında olduğunu ileri sürmesi karşısında, mahcuzların mevcut olup olmadığı, sanığın mahcuzlar üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunup bulunmadığının araştırılarak sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazlı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde,
2-Kabule göre de;
Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan bir Kanun'un hatalı bir şekilde uygulanması veya uygulanmamasının, sonradan uyarlama yargılaması yapılarak giderilemeyeceği nazara alındığında, karar tarihinden önce 19/12/2006 tarihli ve 26381 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 23. maddesi ile değiştirilen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Erdemli Sulh Ceza Mahkemesinin 20/09/2007 tarihli kararının kanun yararına bozulması halinde, anılan kararı müteakip, Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığının 19/12/2006 tarihli ve 26381 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 23. maddesi ile değiştirilen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi kapsamında sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi talebi üzerine yapılan uyarlama yargılaması sonucunda adı geçen sanığın mahkumiyetine, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Erdemli Sulh Ceza Mahkemesinin 09/05/2008 tarihli ve 2006/642 esas, 2007/417 sayılı ek kararının 27/05/2008 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde 30/06/2012 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum edildiğinin ihbarı üzerine yapılan yargılama sonucunda, hükmün açıklanmasına ve sanığın mahkumiyetine dair Erdemli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/03/2015 tarihli ve 2014/721 esas, 2015/331 sayılı kararının ve anılan karara karşı temyiz başvurusunun, kararın itiraz yoluna tabi olduğu gerekçesiyle reddine ilişkin Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 19/03/2019 tarihli ve 2019/1533 esas, 2019/3878 karar sayılı ilamını müteakip, itirazın reddine ilişkin Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/05/2019 tarihli ve 2019/407 değişik iş sayılı kararlarının hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre,
1-Muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için herhangi bir nedenle el konulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunulmasının gerekli olduğu nazara alındığında, somut olayda sanığın gerek soruşturma gerekse yargılama sırasındaki savunmalarında evini taşımak zorunda kaldığından mahcuzların yerinin değiştiği, ancak halen yeni taşındığı evinde muhafaza altında olduğunu ileri sürmesi karşısında, mahcuzların mevcut olup olmadığı, mahcuzlar üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunup bulunmadığının araştırılarak, sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazlı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
Karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan bir Kanun'un hatalı bir şekilde uygulanması veya uygulanmamasının, sonradan uyarlama yargılaması yapılarak giderilemeyeceği nazara alındığında, karar tarihinden önce 19/12/2006 tarihli ve 26381 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 23. maddesi ile değiştirilen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (ERDEMLİ) Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 20.09.2007 tarihli ve 2006/642 E., 2007/417 K. sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 08/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy