Mala zarar verme ve hakaret suçlarından sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 125/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 ve 1.500,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/03/2019 tarihli ve 2018/131 esas, 2019/217 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/04/2019 tarihli ve 2019/644 değişik iş sayılı kararının Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 04/02/2020 tarihli ve 2019/20364 ve 2020/6448 karar sayılı ilamı ile kanun yararına bozulmasını müteakip hakaret suçu yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik itirazın kabulüne, mala zarar verme suçu yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına dair İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/06/2020 tarihli ve 2020/1019 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 29/06/2021 gün ve 18591-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/07/2021gün ve 2021/84533 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, mercii İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesince mala zarar verme suçu yönünden daha önce verilen karar yerinde olduğundan bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 04/02/2020 tarihli ve 2019/20364 ve 2020/6448 karar sayılı bozma ilamı ile evvelce verilen kararın ortadan kalktığı, benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 24/05/2018 tarihli ve 2017/21670 esas, 2018/5880 karar sayılı ilâmında yer alan, "..Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 gün ve 2012/534 esas, 2013/15 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, merciin incelemesini sadece şekli olarak değil, 5271 sayılı Kanun'un 267-271. maddeleri uyarınca hem maddî olay hem de hukukî yönden incelenmesi gerektiği.." şeklindeki açıklamalara nazaran, itiraz mercii tarafından sanık müdafiinin mala zarar verme suçu yönünden de esasa yönelik itirazları konusunda inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, mercii İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesince mala zarar verme suçu yönünden daha önce verilen karar yerinde olduğundan bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 04/02/2020 tarihli, 2019/20364 ve 2020/6448 karar sayılı bozma ilamı ile evvelce verilen kararın ortadan kalktığı, "..Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 gün ve 2012/534 esas, 2013/15 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, merciin incelemesini sadece şekli olarak değil, 5271 sayılı Kanun'un 267-271. maddeleri uyarınca hem maddî olay hem de hukukî yönden incelenmesi gerektiği.." şeklindeki açıklamalara nazaran, itiraz mercii tarafından sanık müdafiinin mala zarar verme suçu yönünden de esasa yönelik itirazları konusunda inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (İSTANBUL ANADOLU) 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.06.2020 tarihli ve 2020/1019 Değişik İş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 08/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy