Nitelikli hırsızlık suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 31/03/2021 tarihli ve 2021/3835 soruşturma, 2021/1394 esas, 2021/1181 sayılı iddianamenin iadesine dair Tarsus 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2021 tarihli ve 2021/180 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/05/2021 tarihli ve 2021/394 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 12/07/2021 gün ve 11857-2021 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/09/2021 gün ve 2021/91469 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Tarsus 7. Asliye Ceza Mahkemesince, şüpheliler hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kamu davası açıldığı, ancak dosya kapsamına göre şüphelilerin eylemlerinin esasen basit hırsızlık suçunu oluşturduğu, basit hırsızlık suçunun da 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, dava şartı olan uzlaşma hükümleri uygulanmadan iddianame tanzim edilemeyeceği gerekçesi ile iddianamenin iadesine karar verildiği ve itirazın reddedildiği anlaşılmış ise de,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, iade gerekçesinin yüklenen suçun hukuki niteliğinin belirlenmesine yönelik olduğu ve hukuki nitelendirme nedeniyle iddianamenin iadesine karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Her ne kadar şüpheliler ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/2-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçundan iddianame düzenlenmesi üzerine mahkemece eylemin uzlaştırmaya tabi aynı Kanun’un 141/1. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğundan ve uzlaştırma işlemi yapılmadan iddianame düzenlendiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmesi üzerine bu karara yapılan itirazın reddine karar verilmiş ise de;
5271 sayılı CMK’nın 170. maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, anılan Kanun’un 174/2. maddesinde suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianamenin iade edilemeyeceğinin düzenlendiği, yine CMK’nın 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukukî nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği gibi mahkemenin de hukuki nitelendirme ile bağlı olmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (TARSUS) 2. Ağır Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 05/05/2021 tarihli ve 2021/394 D. İş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 13/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy