Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanıklar ... ve ...'nün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143, 151/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 3 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmalarına, mala zarar verme suçu yönünden verilen cezanın anılan Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine dair ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/01/2020 tarihli ve 2018/944 Esas, 2020/91 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 04/01/2021 gün ve 18266-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/01/2021 gün ve 2021/7103 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanıklar ... ve ...'nün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143, 151/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 3 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmalarına, mala zarar verme suçu yönünden verilen cezanın anılan Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine dair ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/01/2020 tarihli ve 2018/944 Esas, 2020/91 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 18/03/2020 tarihli ve 2020/107 Esas, 2020/4361 Karar sayılı ilamıyla,"...28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddeleri uyarınca sanıklar ...’e zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanunun 188/1 ve 289/1-e maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması...bozulmasına...” şeklinde belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesinde yer alan, "Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır" şeklindeki düzenleme nazara alındığında, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/3. maddesi uyarınca, sanıklara zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.11.2016 gün, 2016/950 Esas ve 2016/436 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h, 143. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle yargılanan sanıklara, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanmasına gerek olmadığına karar verilmesi nedeniyle (...) 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 21.01.2020 tarihli ve 2018/944 Esas, 2020/91 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 18/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy