MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İlk derece mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 141/1, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına hükmedildiği, katılan vekilinin istinaf talebi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 24/05/2019 tarihli karar ile sanığın beraatine karar verildiği ve bu kararın katılan kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02/12/2020 tarihli ve 2020/21567 Esas – 2020/14388 Karar sayılı ilamıyla anılan kararın bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılamada Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince anılan bozma ilamına uyulmasıyla davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın üzerine atılı hırsızlık suçundan beraatine karar verildiği anlaşılmakla, hükmün temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin hırsızlık olayının meydana geldiği yerin kurumlarına ait kömür havzalarının bulunduğu imtiyaz sahası içerisinde yer aldığına, sanık tarafından da buranın kuruma ait olduğunun bilindiğine, pasa sahası ile döküm sahası olarak adlandırılan yerlerin karıştırıldığına, suça konu kömürlerin döküm sahasından alındığına, döküm sahasındaki kömürlerin ekonomik değerinin olup ARGE çalışmaları ile geri kazanımının mümkün olduğuna, dolayısıyla hırsızlık olayının gerçekleştiği yerin, müvekkili kamu kuruluşunun maddi varlığı içinde bir alan olması, bu alanda özel mülkiyetin bulunmaması, sanık tarafından da buranın müvekkili kuruma ait olduğunun bilinmesi gözetildiğinde, hırsızlık suçunun nitelikli hali gerçekleştiği halde sanığın TCK’nın 142. maddesine göre cezalandırılması gerekirken beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak yeniden verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, 10/01/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.