Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Dosya içeriğine göre, suça sürüklenen çocuğun atılı suçları işlemediği yönündeki aşamalarda değişmeyen savunması ve Jandarma Genel Komutanlığının 21/05/2014 tarihli uzmanlık raporunda, görüntülerin, olay anına ilişkin kamera kayıtlarında yer alan kişinin suça sürüklenen çocuk olup olmadığına dair mukayeseye yönelik inceleme yapmaya elverişli olmadığının belirtilmesi karşısında; öncelikle dosya içerisinde bulunan 22/11/2013 tarihli araştırma ve CD ön inceleme tutanağına göre olay anına ilişkin kamera kayıtlarında yer alan kişinin suça sürüklenen çocuk olduğunu tespit eden kolluk görevlilerinin tutanak tanığı olarak dinlenilmesi, ayrıca suça sürüklenen çocuğun muhtelif mesafe ve açılardan yüksek çözünürlükte fotoğrafları temin edilerek, kamera görüntüleri ile birlikte Emniyet Genel Müdürlüğü veya Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine gönderilip, olaya ilişkin görüntülerin bulunduğu CD üzerinde, olanaklı ise görüntü iyileştirmesi de yapılmak suretiyle, bu görüntüler ile suça sürüklenen çocuğun fotoğrafları arasında karşılaştırılma yapılması sağlanıp bahse konu görüntülerdeki kişinin suça sürüklenen çocuk olup olmadığına ilişkin rapor alınarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında yaş küçüklüğü nedeniyle indirim yapılırken 5237 sayılı TCK’nın 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması yerine aynı Kanun’un 31/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
3- İddianamede, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 32/2. maddesinin uygulanması talep edildiği halde, ek savunma hakkı verilmeden, suça sürüklenen çocuk lehine olan TCK’nın 32/2. maddenin uygulanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine 26/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.