Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143, 31/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/04/2019 tarihli ve 2017/196 esas, 2019/442 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 27/11/2020 gün ve 13710-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/01/2021 gün ve 2021/973 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Nitelikli hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143, 31/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/04/2019 tarihli ve 2017/196 esas, 2019/442 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya aslının, mahkumiyetine karar verilen diğer sanık yönünden istinaf yoluna başvurulması nedeniyle ... Bölge Adliye Mahkemesinde bulunduğu anlaşılmakla, onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre;
1-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesinde "(1) Bu Kanun kapsamındaki çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hakimleri veya Cumhuriyet savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırılır. Sosyal inceleme raporu, çocuğun, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulur. (2) Derhal tedbir alınmasını gerektiren durumlarda sosyal inceleme daha sonra da yaptırılabilir. (3) Mahkeme veya çocuk hakimi tarafından çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması halinde, gerekçesi kararda gösterilir." hükmü yer almasına rağmen, suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanun'un 35/1. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Nüfus kayıt örneğine göre suça sürüklenen çocuğun doğum tarihinin 15/07/2000 olduğu, suç tarihi olan 19/03/2017 tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunduğu, 5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesi uyarınca 18 yaşından küçük olan sanıklar hakkında anılan Kanun'un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına da karar verilemeyeceği gözetilmeden, hırsızlık suçundan kurulan hükümde suça sürüklenen çocuğun anılan Kanun'un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Dosya kapsamına göre, yoklukta verilen ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 25.09.2020 tarihli süreden red kararının suça sürüklenen çocuk ve müdafine tebliğ edildiğine ilişkin davetiyenin dosya arasında bulunamaması nedeniyle, (tebligat yapılmış ise dosya arasına konularak) usule uygun tebligat yapılıp-yapılamadığının anlaşılamaması,
2-Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli kararının katılan ... ve müşteki ...’ın yokluğunda verildiği, dosyanın yapılan incelemesinde müşteki ve katılana tebligat yapıldığı ancak tebligat evrakının bulunmaması nedeniyle usule uygun olarak tebligat yapılıp-yapılamadığının anlaşılamaması nedeniyle, hükmün usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, (KAYSERİ) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 04.04.2019 tarihli ve 2017/196 Esas, 2019/442 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 16/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy