MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/21 E. 2021/932 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Suç tarihinde onsekiz yaşını doldurmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sırasında ''çocuk mahkemesi sıfatıyla" davanın görülmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 25/1. maddesinde yer alan ''Çocuk mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısı bulunmaz.'' şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak Cumhuriyet savcısının katılımı ile duruşma yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık; 15.09.2021 tarihinde ... ..., ... ve ...’un yaşı büyük ... ile birlikte 19.08.2014 tarihinde işlediği hırsızlık suçu nedeniyle birleştirme kararı verilerek ... Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanıp yaşı büyük ... hakkındaki kararın Yargıtay Özel Dairesince onanmasından sonra haklarında bozma kararı verilen ...’ler hakkındaki yargılamanın Asliye Ceza Mahkemesinde mi yoksa Çocuk Mahkemesinde mi yapılacağı noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlık konusuyla ilişkili olan 5395 sayılı Çocuk Korumu Kanunu'nun "iştirak hâlinde işlenen suçlar" başlıklı 17. maddesinde ;
" (1) Çocukların yetişkinlerle birlikte suç işlemesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturma ayrı yürütülür.
(2) Bu hâlde de çocuklar hakkında gerekli tedbirler uygulanmakla beraber, mahkeme lüzum gördüğü takdirde çocuk hakkındaki yargılamayı genel mahkemedeki davanın sonucuna kadar bekletebilir.
(3) Davaların birlikte yürütülmesinin zorunlu görülmesi hâlinde, genel mahkemelerde, yargılamanın her aşamasında, mahkemelerin uygun bulması şartıyla birleştirme kararı verilebilir. Bu takdirde birleştirilen davalar genel mahkemelerde görülür." şeklinde düzenlemeler yer almaktadır.
Sanık ve ...’ler hakkındaki yargılamanın birleştirme kararı uyarınca Asliye Ceza Mahkemesinde yapıldığı, savunmaların bu mahkeme tarafından alındığı, kararın temyizi üzerine ...’ler hakkındaki kararın Yargıtay Özel Dairesi tarafından bozulması sonrasında Asliye Ceza Mahkemesince bozma doğrultusunda işlem yapılarak yeniden 15.09.2021 tarihinde hüküm kurulması usule uygun iken bozma sonrası ... çocuklar hakkındaki yargılamanın Çocuk Mahkemesine ait olduğuna dair bozma kararı usul hükümlerine uymamaktadır.
Ceza Genel Kurulunun 2012/58 Esas, 2012/208 Karar sayılı ilamında “Sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve bu örgüte üye olma suçlarından açılan kamu davasında, yüklenen suçun sabit olmaması nedeniyle sanıkların bu suçlardan beraatlarına, araç suç niteliğinde olan ve bağlantı nedeniyle CYY’nın 250. maddesi uyarınca kurulan Ağır Ceza Mahkemesine hitaben düzenlenen iddianamede yer alan yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmalarına karar verilen olayda, Özel Görevli Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına giren suçlardan beraat kararı verdiği hükümde, görev alanına girmeyen yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından da yargılamayı sonuçlandırıp mahkumiyet kararı vermesinde dava ekonomisi, adalet dağıtımında istikrar ve çabukluk sağlanması, davaların en hızlı ve doğru şekilde bitirilmesi ilkeleri göz önüne alındığında, usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır” şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Çocuklar ile yetişkin sanıkların birlikte suç işlemesi durumunda; soruşturmanın ve kovuşturmanın kural olarak ayrı yürütülmesi gerekmekte olup davaların birlikte yürütülmesinin zorunlu olduğu hallerde ise genel mahkemelerde, yargılamanın her aşamasında birleştirme kararı verilebilir. Birleşen davaların genel mahkemelerde görülmesi gerekmekte olup bu durumda genel mahkemelerde duruşma açık yapılmakta ve genel mahkemeler için geçerli olan usul hükümleri uygulanmaktadır, Bu kapsamda CMK’nın genel usulleri çerçevesinde Asliye Ceza Mahmesinde Cumhuriyet Savcısının katılımı ile verilen ... Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2021 tarih ve 2019/21 Esas, 2021/932 Karar sayılı ... ..., ... ve ... hakkındaki hırsızlığa teşebbüs suçundan verilen 2 şer yıl 1 er ay erteli hapis cezalarının onanmasına karar verilmesi yerine yargılamanın Çocuk Mahkemesinde yapılması ve yargılamaya Cumhuriyet Savcısının katılımı olmaksızın devam etmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi gerekçesiyle yapılan bozma kararına katılmıyorum. 05.02.2026