MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1412 E., 2021/893 K.
SUÇ : Hırsızllk
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "sanığın bulunmadığı eylemlerden de sorumlu tutulduğuna, alt sınırdan uzaklaşılmadan ceza tayininin gerektiğine, orantılılık ilkesine aykırı olarak cezanın belirlendiğine, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50., 51. ve 168. maddelerinin uygulanması gerektiğine"; suça sürüklenen çocuk ... Kaan müdafiinin temyiz isteminin "alt sınırdan uzaklaşılmadan ceza tayininin gerektiğine, orantılılık ilkesine aykırı olarak cezanın belirlendiğine, pişmanlığın göz önünde bulundurularak cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiğine"; sanık ...'ın temyiz isteminin "adil yargılanma hakkının ihlâl edildiğine, yeterli incelemeden ağır bir ceza verildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz önünde bulundurulması gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I. Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Sanık ve suça sürüklenen çocuğun cezalarının hesaplanması sırasında, hesap hatası yapılmış ise de; sonuç cezanın doğru hesaplanması karşısında bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlarda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararları hukuka uygun bulunduğundan, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
II. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik temyiz isteminin incelemesinde
5237 sayılı Kanun’un 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/1-a, 142/5 ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması ve müdafii huzurunda savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-(h) maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Kadirli 3 Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.