MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/161 E., 2016/426 K.
SUÇLAR: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dairemizin 28.05.2014 tarihli bozma kararında da ifade edildiği gibi;
İş yerinde bekçi olarak çalışan ...'ın ve şikâyetçi ...'in anlatımları dikkate alındığında suçun 16.11.20 05... . 30... .05 saatleri aralığında işlendiği, olay günü ... ilçesinde güneşin saat 06:46'da doğduğu, 5237 Sayılı TCK’nın 6/1-e. maddesi uyarınca gece vakti deyiminden güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresinin anlaşılması gerektiği de dikkate alınarak, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarının sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilerek; sanığın yargılama konusu eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 116/2, 119/1-c, maddelerinde belirtilen suçlar için öngörülen cezaların üst sınırlarına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4 maddelerine göre belirlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, karar tarihi olan 31.05.2016 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekliliği,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.