MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/2181 E., 2019/394 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
I - Sanıklar ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.02.2019 tarihli ve 2018/2181 Esas, 2019/394 Karar sayılı kararının sanıklar ..., ... ve sanık ... vasisi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında, ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2018 tarihli ve 2015/547 Esas, 2018/363 Karar sayılı kararı ile mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1 ve 62. maddeleri uyarınca kurulan 3 ay 10 gün hapis cezaları ile mahkûmiyet hükümlerine konu cezaların türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları ve bu kararlara yönelik temyizlerin niteliği karşısında;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar ... ve vasisi ile sanık ...'un temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "müvekkili sanığın gerek savcılık ifadesinde gerek kollukta verdiği ifadelerinden, sanıkların ilk eylemi yaptıktan sonra hayvanları alacak satıcı bulmaları üzerine hemen geri dönerek kalan hayvanları arabaya yüklediklerinin anlaşıldığına, eylemlerin iki ayrı zamanda olmadığına, ilk olayın devamı niteliğinde ikinci eylemin gerçekleştiğinin anlaşıldığına, sanıkların tüm icra eylemlerinin tek bir fiil nitelendiği taşıdığına, zincirleme suç hükümlerine gidilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın temiz geçmişi ve zararı gidermesi dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan başlatılması gerektiğine"; sanık ...'un temyiz isteminin "yerel mahkemede aşırı alkollü olduğunu söylediğine, ne yaptığını ne dediğini bilemediğine, böyle bir suça adının karışmasının kendisini son derece üzdüğüne, kendisinden başka ailesine bakacak kimsenin bulunmadığına"; sanık ... ve vasisinin temyiz istemlerinin, "aşamalardaki savunmalarını tekrar ettiğine, suça asli fail olarak iştirak etmediğine, iddianamede talep edilen sevk maddelerine göre daha ağır ceza verildiğine ve ek savunma hakkı tanınmadığına, eksik soruşturma nedeniyle delillerin tamamının toplanmadığına, somut olay ile uygulanan kanun maddelerinin uyumlu olmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre sanık ... yönünden diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak,
1. Şikâyetçiye ait ahırdan çalınan suça konu küçükbaş hayvanların bir kısmının kolluk tarafından bulunarak şikâyetçiye iade edildiğinin, şikâyetçinin bulunamayan 2 adet koyunundan dolayı 1.400,00 TL zararı olduğunu belirttiğinin ve bu zararın 23.07.2015 tarihinde sanık ... tarafından giderildiğinin, şikâyetçinin de kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterdiğinin anlaşılması karşısında, soruşturma aşamasında gerçekleşen etkin pişmanlık nedeniyle sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesi uyarınca 1/2 oranından daha fazla oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, zararın kovuşturma aşamasında giderildiği kabulüyle aynı Kanun'un 168/1 maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini ve hükümde karışıklığa sebep olunması,
2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıkların eylemine uyan ve ilk derece mahkemesince sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-g ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklar ...'a ve ...'a zorunlu müdafii atanması ve savunmalarının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle anılan sanıkların savunma haklarının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve sanık ... vasisi ile sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan (sanıklar ... ve ... yönünden diğer yönleri incelenmeyen) hükümlerin açıklanan sebeplerle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için ... Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.